Atık ve Atık Su Nedir
Üretimi ve tüketim faaliyetleri sonuç olarak fiziksel,
kimyasal ve bakteriyolojik konumları ile içinde bulundukları ortamların organik
özelliklerinin değişmesine, dolaylı veya doğrudan zarar veren, kullanım
içeriğini etkileyen katı, sıvı ve gaz halindeki maddelere atık ismi verilir. Bu
yazı dizimizde ele alacağız konu sıvı atıklardır. İçeriğinde su, sıvı yağ,
çamaşır suyu, tuz ruhu, sıvı sabun, şampuan ve şurup birer sıvı atık
öğeleridir. Bilirsiniz ki; yeryüzünün
4/3’ü sularla çevrilidir. Tatlı su oranı ise %2.5 ila %3 arasıdır. Yenilebilir
bir kaynak olan su en önemli sıvı ihtiyacımızdır. Her geçen gün bozulan
ekolojik denge ormanların yok oluşu ve yağış miktarının azalmasına sebep
olmaktadır. Evlerimizde sanayi
sektörlerinde, tarımsal kalkınma sahalarında ve diğer mekânlarda kullanılan,
kullanım sonucu kirlenen ve özellikleri değişen sular ile maden sahaları,
cevher üretim ünitelerinden elde edilen sular, şehirlerden, cadde, sokak,
otopark ve diğer alanlarda yağış oranlarının yüzey yâda yüzey altında bir akışa
dönüşmesi sonucu gelen sulara ise Atık Su denir.
Atık Su Kaynakları Nelerdir
Kullanımı gerçekleştirilen başlıca atık su kaynakları
şunlardır. Günlük yaşam sahaları olan evler, ticaret merkezleri, sanayi
kuruluşları, maden sahaları, cevher üretim üniteleri, yerleşim yerleri,
tarımsal kalkınma sahaları, sanayi siteleri, tamirhaneler, atölyeler,
hastaneler, gıda üretim tesisleri ve diğer yerlerdir. Su kirliliği iki kaynak üzerinde
değerlendirilir. Noktasal kaynaklı kirlilik ve dağınık kaynaklı kirlilik.
Noktasal kaynaklı kirlilik iş sahaları yâda belediyeler tarafından arıtma
üniteleri kullanılarak çevre sularına karıştırılan sıvı atıklarıdır. Dağınık
kaynaklı kirliliğin oluşturduğu sıvı atıklar maden sahaları, zirai kalkınma
sahalarındaki sızıntılar ve inşaat kalıntılarında gelen sızıntılardan oluşur.
Sanayi Atıkları
Belediye ve sanayi atıkları olarak ele alınan başlıklar arasında gıda, tekstil, kağıt ve selüloz, kimya, Petro, kömür madenleri, metal, sentetik kauçuk ve diğerleri sanayi atıklarıdır. Noktasal kaynaklı kirliliğin diğer etkenleri deniz taşımacılığı, gemi ve yat fosseptikleri, petrol kirliliği ve tarımsal kirliliktir. Ayrıca kanalizasyon sistemleri de buna eşlik etmektedir. Örneğin ayrık bir kanalizasyon sistemi evsel veya endüstriyel atık suları ile yağmur sularını ayırt etmektedir. Ancak bileşik düzenlemede her ikisini de birlikte toplamaktadır. Bu kanalizasyon birbirine bağlantılı boru ve kanallardan meydana gelir. Atık su kaynakları birinci derece önemli kirleticidir. Kirletici yükü %1 üzeri veya endüstriyel atık su debisi 50m3 den yüksek olan tehlikeli ve zararlı sular önemli atık su kirleticileridir. Diğer taraftan bir gün içerisinde 50m3 den daha az içeriğinde kirlilik çeşidi veya önemli kirletici kaynak bileşeni bulunmayan atık su kaynakları küçük atık su kaynakları olarak adlandırılıştır.
Atık Su Yönetim Kontrolü Nedir
İzah ettiğimiz atık sular için bir yönetim kontrolü
mevcuttur. Bunun için üretim
teknolojisinin seçimi, tesis içi kontrol ve yasal mevzuat içinde deşarj standartlarının
sağlanması için gerekli arıtımın yapılması atık suların yönetim ve kontrolünü
oluşturur. Atık sular birincil, ikincil ve üçüncül arıtma olarak bilinir.
Birincil arıtma mekanik ve fiziksel arıtmadır.
Burada çökeltim ve flotasyon yapılarak çöken yada yüzen tanecikler
ayrılır. İkincil arıtma ise biyolojik arıtma olup kendi arasında aerobik atık
su arıtımı ve anaerobik atık su arıtımı olarak ikiye ayrılır. Aerobik atık su
arıtımı flok halinde bulunan bakteriyel kültürlerin karışması ve havalandırılan
bir havuz içinde atık su ile beslenerek organik maddelerin CO2 ve suya
dönüştürülmesidir. Anaerobik atık su
arıtımı ise farklı atık sulara uygulanan, enerji ihtiyacı bulunmayıp kendi
enerjisini karşılayan ekonomik ve ucuz fiyatlarla inşa edilebilen tesislerdir.
Son olarak üçüncül arıtma olup suların yeniden kullanılması gibi durumlarda
gereklidir. Üçüncül arıtmada azot, fosfor ve doğal madde oranları normal içilen
su seviyesine indirilmelidir. Ancak kurulum maliyeti yüksek olan bir arıtmadır.
Üçüncül arıtma ise ikincil arıtmadan gelen su denize değil toprağa verilir.
Atık Su Arıtma Yöntemi
Sıvı atıkların kontrol altında bulunması için Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği Teknik Usuller Tebliği oluşturularak 07.01.1991 tarihinde 20748 sayılı Resmi Gazetenin 09.08.1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanunu Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği’nin 7, 19, 23, 28, 30, 35, 51 inci maddeleri dikkate alınarak hazırlanmıştır. Atık su arıtma yöntemi kapsam alanı uygulanabilirliği kabul edilmiş metotları içermektedir. Derin deniz deşarjındaki seyrelmelerin tespiti, Arıtılmış atık suların sulamada kullanılmasında aranan sulama kriterleri, Sahil kum bandı üzerinde ve yakın çevresinde inşa edilen fosseptiklerden kıyı sularının kirlenmesinin önlenmesi için gerekli teknik sınırlamalar ve düzenlemeleri kapsam alanı içerisindedir. Diğer taraftan atık su arıtma metotları beş kısımdan oluşur.
- Fiziksel Arıtma Üniteleri
- Kimyasal Arıtma Üniteleri
- Biyolojik Arıtma Üniteleri
- İleri ve Son Arıtma Metotları
- Arıtma Çamurlarının Arıtma Metotları.
Izgaralar, kum ve yüzer madde tutucuları, çökeltim havuzları ve
Flotasyon Fiziksel arıtma yöntemlerine verilecek örneklerdir. Su içerisinde
çözülen kirleticiler pıhtılaştırılması, yumaklaştırılması ve çöktürülmesi
kimyasal arıtma üniteleri ile gerçekleşir. Biyolojik arıtma ünitelerinde ise
Aerobik işlem, Aktif çamur metodu, Nitrifikasyon / Denitrifikasyon,
Stabilizasyon havuzları, Olgunlaştırma havuzları ,Havalandırılmalı lagünler, Damlatmalı
filtre, Anoksik Sistemler ve Anaerobik
Sistemlerdir. Azot/fosfor giderme, Filtrasyon,
Adsorbsyon, Dezenfeksiyon , İyon
değiştirme, Ters osmoz, Ultrafiltrasyon ve Kimyasal çöktürme İleri ve Son Arıtma Metotları
çalışmalarıdır. Son olarak Arıtma
Çamurlarının Arıtma Metotları bulunmakta olup Çamur yoğunlaştırma, Çamur stabilizasyonu
ve Çamur nemini alma işlemleri olarak üç başlıkta gerçekleşir.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder